14. İstanbul Bienali Tuzlu Su

2 years ago by in art, inspiration Tagged: , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , ,

İstanbul bu yıl da bir sanat şehrine dönüştü. Bunlardan en önemli olanlarından biri de 14. İstanbul Bienali‘ydi. Bu yıl ki bienalin benim için ayrı bir önemi vardı. Çünkü Bienal ekibinin bir parçasıydım. Galata Rum İlkokulu‘nda ön gösterimle başlayan bienal maceram İstanbul Modern ile devam etti ve 26 Kasım’a kadar da devam ediyor. Bu süre içerisinde sanatla iç içe olmak hem ufkumu genişletti, hem de gerçekten sanatın herhangi bir dalında eğitimler almak istediğimi hatırlattı. Öncelikle İstanbul Kültür Vakfı‘na bu zamana kadar verdikleri destek ve ilgiden ötürü teşekkürlerimi belirtmek istiyorum. İKSV sayesinde tanıştığım birçok yeni dost, sanatçı ve sevimli turistler oldu.

”Peki nedir bu Bienal?” öncelikle çok sık karşılaştığımız bu soruya cevap bularak, bu yılın kavramsal çerçevesini oluşturan ”Tuzlu Su” üzerinde durmak istiyorum.

Bienal, Fransızca ”her bir diğer yıl” anlamına geliyor. Ve iki yılda bir düzenlenen etkinlikler için kullanılıyor. Çoğunlukla sanatsal ve kültürel etkinlikler için kullanılıyor. En eski Bienal 1895 yılındaki Venedik Bienali. İstanbul’da da 1987’den beri İstanbul Kültür Vakfı katkılarıyla oluşturuluyor. Farklı kültürlerden birçok sanat çevreleri, sanatçı, küratör ve eleştirmenleri uluslar arası bir kültür ve sanat etkinliği ile bir araya getiriyor.

 Sanatçılar bu kez -tuzlu su- materyali etrafında toplanıyor ve TUZLU SU: Düşünce Biçimleri Üzerine Bir Teori kavramsal çerçevesi oluşuyor.

”Çizginin nereye çekileceğini, nerede geri çekileceğini, nerede yaklaşıp nerede uzaklaşacağını araştırıyor. Bunu, açık denizlerde, düz yüzeyler üzerinde parmak uçlarımızla yaptığı gibi, sualtının derinliklerinde, kat kat şifrelemeler açılmadan önce de yapıyor.”

14. İstanbul Bienali bu yıl şehre dalga dalga yayıldı. Boğaz’ın Kuzeyi, Beyoğlu, Şişli, Tarihi Yarımada, Kadıköy ve Adalar üzerinde 35 farklı mekanda eseler sergilendi. Çok çarpıcı ve düşündüren eserler vardı. Neredeyse bütün sanatseverler Adrian Villar Rojas‘ın Büyükada’daki tarihi Troçki Evi‘nde sergilenen dev hayvan heykellerini gördü sanıyorum. 🙂 Bienale damgasını vuran ve 14. İstanbul Bienali deyince akla en çok o eserin geldiği doğrudur. İçinde olup da son günlerine bıraktığım Büyükada lokasyonuyla birlikte bütün mekanları gezebilme başarısını gösterdim. Burada yine sizlerle birçoğunu paylaşıyorum. Gezenler çok şey gördü. Gezemeyenler ise çok şeyler kaybetti diyebilirim. Darısı diğer bienallerin başına diyelim. Hala göremeyenleriniz varsa, diğer 34 mekan 1 Kasım itibari ile kapandı. Ancak İstanbul Modern‘de 26 Kasım’a kadar devam ediyor. Sevgiyle kalın…

Moda

splendid palace-büyükada

Moda

adahan otel

Moda

salt galata

Moda

vault karaköy the house otel

Moda

kasa galeri

Moda

Kasa Galeri

Moda

rizzo palace

Moda

çankaya 57-büyükada

Moda

troçki evi-trotsky house

Moda

mizzi köşkü-büyükada

Moda

mizzi köşkü-mizzi mansion

Moda

splendid palace-büyükada

Moda

splendid palace-büyükada

Moda

İstanbul Modern

Moda

İstanbul Modern

Moda

İstanbul Modern

Bunu paylaşmak ister misin?...ModaModaModaModaModa